26 Mart 2016 Cumartesi

Rüzgar Türbinlerinin Çevresel Etkileri

Klasik enerji kaynaklarının karbon salınımı nedeniyle doğaya verdikleri zarar sonucu son yıllarda yenilenebilir enerji kaynakları olan rüzgar, güneş, jeotermal, biyokütle ve konjenerasyon enerjilerine talep artmıştır. Bu enerji kaynakları içinde özellikle rüzgar enerjisinin hızla gelişmesinin sebebi, atmosferde doğal olarak oluşması, kolay kurulumu ve teknolojik olarak geliştirilebilir olmasıdır. Rüzgar enerjisi üretmek için kurulan rüzgar türbinlerinin çevresel etkileri şu şekildedir;

Rüzgar Enerjisinin Çevreye Faydaları

·         Fosil yakıt tüketmemesi ve karbon salınımı olmaması
·         Soğutma suyuna ihtiyaç olmaması
·        Hammaddesi atmosferdeki hava olduğu için petrol, kömür gibi enerji hammaddelerinin yeraltı kaynaklarının çıkarılmasında doğaya verilen zararın rüzgar için geçerli olmaması
·    Rüzgar türbinlerinin kurulduğu arazinin tarım alanı olarak kullanılabilmesi
·         İnşa aşamasında doğaya kalıcı zarar vermez
·         Havayı ve çevreyi atıklarla kirletmez
·         Sınırlı bir kaynak değildir, rüzgar tükenmez
·         Radyoaktif ışınıma sebep olmaz
·         Tesis kurulum maliyetinin ucuz olması

Rüzgar Enerjisinin Çevreye Zararları
·      Gürültü Etkisi: Rüzgar enerji santralleri mekanik ve aerodinamik gürültüye sahiptir. Mekanik gürültü vites kutusu, mil yatağı ve jeneratörden kaynaklanır. Aerodinamik gürültü de pervanelerden kaynaklanır. Gürültü seviyesi ise bu parçaların şekline ve özelliklerine bağlı olarak değişir. Rüzgar türbinlerinin gürültüsü orta ses basınç düzeyindedir. Türbin üreticileri geliştirdikleri yeni teknoloji ve modellerle bu ses düzeyini gittikçe daha da azaltmaktadır. Sesler türbinden 200 – 300 m çapındaki bir alanı etkilemektedir ve bu mesafedeki gürültüsü ev tipi bir buzdolabının ürettiği desibel kadardır.

·  Elektromanyetik Etkisi: Rüzgar türbinleri radyo – TV sinyallerinde parazit yapabilirler. Bunun sebebi eski nesil türbinlerin kanatlarının metal olmasıydı fakat yeni nesil kanatlar sentetik malzemelerden yapıldığı için bu etki minimum düzeye inmiştir ve en fazla 20 m çapında bir alanı etkilemektedir. Ayrıca bu etki doğru yerleşim planı ile sıfırlanabilir.

·       Habitata Etkisi: Uçan kuşlar zaman zaman türbinlere çarparak ölmektedir. 2001’de ABD’de “National Wind Coordinating Committee” tarafından yapılan araştırmaya göre o tarihte ABD’de kurulu olan 15.000 adet türbine çarparak ölen kuş sayısı bir senede 33.000 olmuştur; türbin başına senede 2 kuştan biraz fazladır. Aynı tarihte ABD'de araba çarpması ile ölen kuşların sayısının 60 ile 80 milyon adet arasında olduğu tahmin edilmektedir. Türbinlerin etrafındaki çit sistemleri, ışıklandırma, uyarı, kuş göç yolarına göre yerleşim planı vb. yöntemlerle bu etki azaltılabilir.

·    Görsel – Estetik Etki: Görsel ve estetik algı sübjektif bir kavram olmakla birlikte rüzgar türbini yerleşimi bu algıyı etkilemektedir. Rüzgar türbini sahalarının genellikle yerleşim yerlerinden uzakta olması olumsuz etkiyi azaltmaktadır. Çeşitli sanatçıların Hollanda’da rüzgar türbini gövdelerini boyaması gibi bazı sanatsal çalışmalar da estetik algıyı arttırabilmektedir.  

SONUÇ

Her çeşit kaynaktan sağlanan enerji üretiminde olduğu gibi rüzgar enerjisi üretiminde de bazı çevresel olumsuzluklar yaşanabilmektedir. İnsanoğlunun enerjiye olan ihtiyacı bitmeyeceği gibi giderek arttığı da göz önünde bulundurulursa, amaç bu enerji talebini rüzgar gibi nispeten doğaya daha az zararı olan bir kaynaktan en üst düzeyde faydalanarak sağlarken çevresel etkilerini de en alt seviyelere indirmek olmalıdır.

Genser Mühendislik


İzmir, 2016

20 Mart 2016 Pazar

Rüzgar Enerji Santralleri Çevresel Etki Değerlendirmesi

ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ (ÇED) NEDİR?

Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED), gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmalar bütünüdür. Şu anda ülkemizde bu süreç 25.11.2014 Resmi Gazete Sayısı: 29186, ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ YÖNETMELİĞİ kapsamında yürütülmektedir.

Rüzgar Enerji Santrallerinin kurulup işletilebilmesi için alınması gereken izinlerden biri de ÇED iznidir. Bu izin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya bakanlığa bağlı il müdürlüklerinden ya da taşra teşkilatlarından alınmaktadır. Yönetmelik’in 6. Maddesi’ne göre, gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için gerekli ÇED dosya ve raporlarını Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. Yine 6. Madde’nin 3. Bendi’ne göre ÇED tabi projeler için “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararı veya “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Madde 5’de belirtildiği üzere, “ÇED Olumlu”, “ÇED Olumsuz”, “ÇED Gereklidir” veya “ÇED Gerekli Değildir” kararlarını verme yetkisi Bakanlığa aittir.

“Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” veya “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararı alınmadan yatırıma başlanan/kurulan santraller, Çevre Kanunu’nun 15. maddesine istinaden ÇED Yönetmeliği (19.maddesinin (a) bendi) gereğince durdurulmaktadır. Bu durumda, Çevre Kanununun 20. maddesinin (e) bendi uyarınca idari para cezası uygulanmaktadır. Ayrıca ÇED Raporunda veya Proje Tanıtım Dosyasında taahhüt edilen hususlara uyulmadığının tespit edilmesi durumunda ise Yönetmeliğin 19.maddesinin (b) bendi gereğince (Çevre Kanunu’nun 20. maddesinin (e) bendi uyarınca) idari para cezası uygulanmaktadır.

RÜZGAR ENERJİ SANTRALLERİ VE ÇED

            RES projeleri, ÇED Yönetmeliği’ne göre 3 farklı sınıflandırmaya ve bu sınıflandırmalar doğrultusunda çeşitli uygulamalara tabiidir. Bu sınıflandırmalar şunlardır; 
          
  1.    ÇED Raporu Zorunlu RES Projeleri: Yönetmelik Madde 7’de belirtildiği üzere; Ek-1                Listesi’nde yer alan projelere ÇED raporu hazırlanması zorunludur. Ek-1 Listesi 43.          Madde’ye göre de toplam kurulu gücü 50 MWm ve üzeri olan veya kapasite arttırımı sonucu     toplam kurulu gücü 50MWm ve üzeri olan rüzgar enerji santralleri için ÇED raporu        hazırlanması zorunludur.


2.    Seçme Eleme Kriterine Tabi RES Projeleri: Yönetmelik Madde 7’de belirtildiği üzere; EK-2 listesinde yer alan projeler Seçme Eleme Kriterlerine tabi olup "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir" kararı verilen projeler için ÇED raporu hazırlanması zorunludur. Ek-2 Listesi 42. Madde’ye göre de toplam kurulu gücü 10 – 50 MWm arasında olan veya kapasite arttırımı sonucu toplam kurulu gücü bu değer arasında olan rüzgar enerji santrallerine Seçme Eleme Kriterleri uygulanır.

3.     Kapsam Dışı RES Projeleri: Yönetmeliğe göre toplam kurulu gücü 10 MWm altında    olan rüzgar enerji santrali projeleri ÇED’ne ve seçme eleme kriterine tabi değildir.

RÜZGAR ENERJİ SANTRALLERİ İÇİN ÇED SÜRECİ

Toplam kurulu gücü 50 MWm ve üzeri olan rüzgar enerjisi santralleri için zorun olan ÇED Raporu’nun hazırlanma süreci şu şekildedir; 




Toplam kurulu gücü 10 - 50 MWm arasında olan rüzgar enerjisi santralleri için uygulanan Seçme Eleme Kriteri süreci şu şekildedir;


Genser Mühendislik
İzmir, 2016